FROM THE BLOG

FİJİTAL DÜNYA

 

Fiziksel ve dijital birleşiyor, “fijital” ismini alıyor. Fijital dünyaya hoş geldiniz.

Yiğit Kulabaş, PhD*

yigit@redesignbiz.com 

Maçlar arasında dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Twitter, EURO16 için çok özel bir proje geliştirdi. Gün boyunca en çok hangi takım için tweet atılırsa o gece Eiffel Kulesi o ülkenin renklerine bürünüyor. Bir başka deyişle dijital dünyadan gelen “emir”, fiziksel dünyayı değiştiriyor. Fizikselle dijital birleşiyor, “fijitalleşiyor”.

Dijital dönüşüm en az 20 senedir gündemde. Tüm çaba iş dünyasının klasik iş modellerini internet dünyasıyla birleştirebilmek içindi. Bugün ise sanal dünyamız çok daha güçlü,  kapsamlı… Artık denge diğer yöne kayıyor. Gündelik hayattaki sıradan işleri internete taşımak yerine, sanal dünyanın sıradan detayları fiziksel dünyaya geçiyor. Fijital kelimesi gittikçe popülerleşiyor. Üzerinde dijital izler taşıyan bir fiziksel deneyimden bahsediyoruz. Gelin “Fijital Dünya”yı tetikleyen 10 başlığa birlikte bakalım:

1)#YeniKumanda: Düşünün atılan tweetlere göre Eiffel kulesinin rengi bile değişebiliyor artık. Akıllı telefon “hayatın kumandası” adeta. Bu daha başlangıç… Şimdilik sadece projelerden, kampanyalardan bahsediyoruz. Ama emin olabilirsiniz çok yakında evdeki, sokaktaki çoğu ışık, renk, görüntü, ses, koku, müzik dijital dünyamızdaki olup bitenlere göre otomatik değişecek.  

2)#FizikselLike: Beğenmek, takdir etmek, kendini bu yönde ifade edebilmek, insanın gerçek, gündelik, fiziksel dünyasında en zorlandığı konular arasında… Ancak iş dijitale gelince hepimiz bonkörüz. Yeni dönemin en önemli değerleri ? ve ❤. Çok yakında ? ve ❤ ikilisi fiziksel hayatımıza da girecek. Gerçeği fotoğrafa yansıtmadan da beğenmek mümkün olacak.

3)#FijitalŞeyler: Makineler konuşuyor. Hem de uzun yıllardır. Yakın bir gelecekte her şey dile gelebilecek: bitkiler, çocuk bezleri, bisiklet, fırın, yüzük, defter, terlik, bardak, pantolon, toka, aklınıza ne gelirse… Fiziksel varlıklarına dijital bir can eklenecek, fijitalleşecekler. Kimisi sıfırdan bu amaçla tasarlanacak, çoğu farklı yöntemlerle devşirilecek. Hali hazırda devam eden binlerce proje var. 2020 yılında 50 milyar nesnenin internete bağlanması bekleniyor.  

4)#ArtıGerçekler: Devir bilgi devri. Dijitalleşmeye alıştıkça veriye açlığımız artıyor. TV’deki bir simanın kaç yaşında olduğunu merak ediyoruz mesela, ya da yediğimiz yemeğin kalorisini, kaç adım attığımızı, karşıdaki binanın tarihçesini, hangi yoldan eve en kısa sürede ulaşacağımızı ve daha nice konuyu. Artırılmış gerçeklik bu senenin en popüler konularından biri.

5)#HerYerEkran: Hemen her elektronik aletin küçük de olsa bir ekranı var artık. Ekran dijitalleşmeyi beraberinde getiriyor. Yakın gelecekte mevcut ekranlar büyüyecek, pek çok yüzey ekran özellikleri taşımaya başlayacak. Duraklar, masalar, dolaplar, duvarlar, tabelalar… Ekran sayımız arttıkça fijitalleşmemiz de artacak.

6)#SüperAlgı: Görüntüyü bilgiye dönüştürmek beynimiz için sıradan bir işlem. Dijital dünyada ise bu yetkinliği tam anlamıyla kazanabilmek için hummalı bir çalışma var. Yüz tanıma ve imaj tanıma konusu için aklınıza gelen bütün büyük oyuncular çalışıyor. Çok daha interaktif bir gelecek bizi bekliyor.   

7)#UzaktakiGöz: Ofisinize gittiniz, kumanda ekranına oturdunuz, Afganistan’daki madeninizi kazmaya başladınız. Yok, sanal bir oyundan bahsetmiyorum. Gerçekten de çok uzaklarda bir maden işletiyorsunuz, üstelik kazı için gerekli teçhizat da bizzat orada. 5G ve 4K teknolojileri bir araya gelince, uzaklar yakın, sanal adımlar gerçek oluyor. 

8)#Endüstri4.0: Endüstri 4.0 da bir anlamda üretimin “fijitalleşmesi”. Nesnelerin interneti, büyük veri, artırılmış gerçeklik ve robotlar bir araya gelince fabrika, üretim hatları, tezgâhlar ürünlerle “konuşabilir”, “anlaşabilir” hale geliyor.

9)#FijitalPara: Önemli bir dönüşüm de parada. Kredi kartları sayesinde parayı değmeden harcamaya iyice alıştık zaten. Ancak yeni sistemler de kapıda. Bitcoin mesela; fijitalleşmeye çok güzel bir örnek… Puanlar, paracıklar ve niceleri gündelik hayatımızı değiştiriyor.

10)#ÜçüncüBoyut: Üç boyutlu yazıcılar, tarayıcılar da iki evren arasında bir sınır kapısı gibi… Fizikselden dijitale, dijitalden fiziksele geçerken “boyut değiştirmek”, şekle girmek artık çok daha kolay.

 

*Yiğit Kulabaş iş adamı, akademisyen ve yazardır. Re/Design Business’in CEO’su ve kurucu ortağıdır. Bu yazısı Capital Dergi’sinin Eylül 2016 sayısında çıkmıştır. 

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *